Tarih 28 Ağustos 2008, 08:26. Yazan samet.zorlu.math.
Etiket:
Fransa’da, ağır işçilerin işleri hakkında ne düşündüklerini incelemek üzere araştırmayı yürüten bir görevli, bir inşaat alanına gönderilir. Görevli, ilk işçiye yaklaşır ve sorar:
“Ne yapıyorsun?”
“Nesin sen, kör mü?” diye öfkeyle bağırır işçi.
“Bu parçalanması imkansız kayaları ilkel aletlerle kırıyor ve patronun emrettiği gibi bir araya yığıyorum. Cehennem sıcağında kan ter içinde kalıyorum. Bu çok ağır bir iş, ölümden beter.”
Görevli hızla oradan uzaklaşır ve çekinerek ikinci işçiye yaklaşır. Aynı soruyu sorar:
“Ne yapıyorsun?” İşçi cevap verir:
“Kayaları mimari plana uygun şekilde yerleştirilebilmeleri için, kullanılabilir şekle getirmeye çalışıyorum. Bu ağır ve bazen de monoton bir iş, ama karım ve çocuklarım için para gerekli sonuçta bir işim var. Daha kötü de olabilirdi.”
Biraz cesaretlenen görevli üçüncü işçiye doğru ilerler.
“Ya sen ne yapıyorsun?” diye sorar.
“Görmüyor musun?” der işçi kollarını gökyüzüne kaldırarak. “Bir katedral yapıyorum.”
Bu hikayenin enteresan tarafı her üç işçinin de aynı işi yapıyor olmaları.Görmeyi seçtiğiniz yol sizin tutumunuza bağlıdır. Bugün hava biraz bulutlu mu yoksa biraz güneşli mi? Güllerin dikeni mi vardır, dikenli dalların gülleri mi? Bardağın yarısı boş mudur, yarısı dolu mu? Yoksa bardak olması gerekenin iki katı büyüklükte midir?
Seçim size ait....
Tarih 28 Ağustos 2008, 08:16. Yazan samet.zorlu.math.
Etiket:
Genç ve basarili bir yönetici, yeni Jaguar'iyla bir mahalleden hızlı bir şekilde geçiyordu. Parketmis arabaların arasından yola aniden çıkabilecek çocuklara dikkat ediyordu ve bir şey gördüğünü sanarak yavaşladı. Arabayla caddeden yavaşça geçerken hiç bir çocuk göremedi fakat, arabasının kapısına bir tuğla atıldığını far ketti. Aniden arabasını durdurarak tuğlanın fırlatıldığı yere geri dondu. Arabadan indi, orada bulunan küçük bir çocuğu tuttu ve onu Parketmis bir arabaya doğru iterek bağırmaya başladı. '' Bunu neden yaptın? Sen de kimsin, ne yaptığının farkında misin?''. iyice sinirlenerek devam etti: '' Bu yeni bir araba ve atmış oldu¿un bu tuğla bana çok pahalıya mal olacak. Bunu neden yaptın?' çocuk yalvararak cevap verdi: '' Lütfen efendim. çok üzgünüm ama başka ne yapabilirdim bilmiyordum. Eğer tuğlayı fırlatmasaydım kimse durmazdı'' Parketmis bir arabanın arkasına işaret ederken çocuğun gözyaşları çenesine süzülüyordu. ''Ağabeyim kaldırımın kenarından yuvarlandı ve tekerlekli sandalyesinden düştü, ben onu kaldıramıyorum. Lütfen onu tekerlekli sandalyesine oturtmam için bana yardim eder misiniz? Benim için çok ağır.'' Bu durumdan son derece duygulanan Genç yönetici, boğazında büyüyen yumruyu zar zor da olsa yutkundu. Yerdeki Genç adamı kaldırarak, tekerlekli sandalyeye geri oturttu. Mendiliyle, çizik ve yaraları sildi ve Genç adamın ciddi bir yarası olup olmadığını kontrol etti. küçük çocuk Genç yöneticiye dönerek '' teşekkür ederim efendim, Tanrı sizden razı olsun'' dedi. Genç yönetici, küçük çocuğun, ağabeyini kaldırımdan evine doğru götürmesini izledi. Bulunduğu yerden arabasına geri dönmesi oldukça uzun sürmüştü. Uzun ve yavaş bir yürüyüştü. Genç yönetici, kapıyı hiç tamir ettirmedi. Kapıda oluşan çöküntüyü hayatini birisinin kendisine tuğla atmasını gerektirecek kadar hızlı yaşamaması gerektiğini hatırlatması için öylece bıraktı. . . . Tanrı, ruhunuza fısıldar ve kalbinize konuşur. Bazen, dinleyecek kadar zamanınız olmadığında ise, size bir tuğla fırlatır. İster fısıltıyı, ister tuğlayı dinleyin. Bu sizin tercihiniz. !
Tarih 28 Ağustos 2008, 07:57. Yazan samet.zorlu.math.
Etiket:
Tarih 28 Ağustos 2008, 07:52. Yazan samet.zorlu.math.
Etiket:
Bir firmada yönetim, sorduklari soruyu en uyguncevaplayan kisiyi ise almis.Bu soruda dogru veya yanlis cevap diye birsey yok,sadece her ferdin nasilcevap verdigi önemli..Karanlik yagmurlu bir gece, yagmur yagiyor, firtinavar, gök gürlüyor ve siz sabaha karşı 2 saatlerinde yalniz ve issiz biryoldaaraba kullaniyorsunuz.Araba iki kişilik.Biraz ilerde otobüs duragında 3 kisi bekliyor.Birincisi bir doktor, sizi daha önce gecirdiginiz kalpkrizinden kurtarmiş.Ikinci kişi, çok yasli ve hasta nerdeyse ölmek üzereolan birisi.Üçüncüsü, hayatinizin rüyasi, her zaman tanişmak içincan attiginiz birisi.Hava gittikce şiddetleniyor ve arabanizda sadece birkişiye yer var.Soru şu; Böyle bir durumda ne yapardiniz?Soruyu iyice düsünün ve en iyi cevabi verin. CEVAP AŞAĞIDA : Öncedüşünün......**** **** **** **** **** ************** ************ ********** ****************** ** *Görüşmecilerden bazilarinin cevabi şöyle olmuş:A. Hasta adami en yakin hastaneye götürürdüm.B. Doktor daha önce hayatimi kurtardiğına göre onualirdım.
C. Manen düşünürsem tabii ki hasta adami alirdim fakatkendi gelecegim vehayatim
için, her zaman tanismak istedigim hayatiminrüyasini alirdim.Burada dogru veya
yanlis cevap diye birsey yok sadeceherbir kişinin durumualgilayişı ve ele alişı varBu görüşmede cevaplarin % 90’ ı yaşli adami alirdimolmuş, olmuş ama sadece bir kişiyi işe almişlar.O kişinin cevabi da şöyleymiş,Arabadan inip anahtari doktora veririm, doktor benimhayatimi kurtardiğıgibi yaşli kisiyide hastaneye yetistiripiyleştirebilir, böylece bendehayatimin insaniyla otobüs duragında baş başa kaliponu tanima firsati eldeedebilirim.Bu cevapla o kişi hemen işe alinmis.İnsanoglu tabii olarak bencildir, bütün verilen digercevaplarda kimsearabasini vermeyi akil edememis. Burada yanliş olanbirsey yok, sadece bazendüşüncelerimiz
dar-görüşlü olup genelde kendimizidüşünürüz.saygılar